SORU : PEYGAMBERİMİZİN İDRARI TEBERRÜKEN İÇİLİRMİ ?
MEHMET b. ; EY YEŞİL SARIKLI ULU HOCALAR..!
İzleyince boğazımda kocaman bir yumruk düğümlendi. Peygambere ve Sahabeye iftira eden, din diye, hadis diye hurafe pazarlayan bu sapıkların ve şeytanın şerrinden Allah'a sığınıyorum.
Elinde daha nice yakası açılmamış yalanlar ve iftiralar varmış; gece gündüz çalışıp onları da yazacakmış.Yazıklar olsun!
Bu videosunda Peygamber'in idrarını içen sahabenin cehennem ateşinden azad olduğu yalanını uyduruyor. Bir başka videosunda da idrardan sakınmayanların kabir azabı ile inim inim inleyeceğini söylüyor.
Ey sarıklı, sakallı, cübbeli hocalar Bu mu din, bu mu İslam?
CEVAP 1 ;
cübbeli nin söylemleri çoğu kere günümüz aydın ve birikimli müslümanlarına aykırı ve ters geliyor. seni anlıyorum ve hak da veriyorum .
insanlara hitab edecek adamın onların kafa yapılarına vakıf olması gerekir yoksa onlara hitap edemez. cübbeli ise 200 yıl geride bir yerden gelen bir adam.
Mehmet B.
http://www.izliyom1.com/cubbeli-sahabeler-peygamberin-kanini-idrarini-iciyordu.html
Sevgili Önder,
1) "cübbeli nin söylemleri çoğu kere günümüz aydın ve birikimli müslümanlarına aykırı ve ters geliyor. seni anlıyorum ve hak da veriyorum . insanlara hitab edecek adamın onların kafa yapılarına vakıf olması gerekir yoksa onlara hitap edemez. cübbeli ise 200 yıl geride bir yerden gelen bir adam."
CEVAP: Cübbelinin Allah, Peygamber, Din, Kur'an adına dayandığı uyduruk kaynakları sorgulamak yerine suçu sadece cübbelinin söylemlerinde aramana şaşırdım. Bu cümlenden şöyle bir anlam çıkartıyorum: 'aslında cübbelinin söyledikleri şeyler doğru ve gerçek, ama söylemleri günümüzün aydın/birikimli müslümanlarının anlayacağı tarzda ifade edemiyor.' Cübbeli 200 yıl geriden geliyor olsa bile dayandığı Allah'a ve Peygamberine yalan ve iftiralarla dolu adına "hadis" dedikleri kaynaklar BİN YIL GERİDEN GELİYOR.
2) "sidik ve kan konusunda eksik bilgin var ki böyle dümdüz konuşuyorsun. ama burası şimdi yeri de değil vakti de ... sana cübbelinin yanlış anlayıp anlattığı şeyleri n doğrusunu anlatmak lazım o zaman susarsın ..."
CEVAP: Allah Rasulünü sidik, kan, dışkı, ter üzerinden güya yüceltmeye çalışan "şeytanın varisleri", aslında Allah'a ve Rasulüne en büyük yalanı ve iftirayı atıyorlar. Yüce Allah kitabında Rasulüne:
"De ki: Ben sadece sizin gibi bir insanım..." (Fussilet-6) buyuruyor. Şeytanın varisleri ise "hayır o bizim gibi bir beşer değildi, teri, kanı, idrarı, dışkısı mübarek idi, içeni cennete götürürdü" gibi şeytani bir iftirada bulunuyorlar. Müritleri, mukallitleri de onların artıklarını yemek, içmek için birbirleriyle yarışıyorlar. Aslında Peygamber adını kullanarak, kendi firavun nefislerini ilahlaştırıyorlar.
3) "-cübbeli kendi halinde bir cemaatin bünyesinde yetişmiş bir insan . içinde bulunduğumuz hali o mu oluşturdu da sen bütün hıncını ona kusuyorsun."
CEVAP: Asıl tehlikesi de buradan geliyor. Sarığı, sakalı, cübbesi kitlelerin bilincine kazınan "ideal, mübarek müslüman" şeklinde; dili yumuşak ve esprili. İnsanlar güle oynaya cehaletin, hurafenin, israiliyatın, sidiğin, kanın, dışkının gayya kuyusuna sürüler halinde atlıyorlar. Şahsından ziyade temsil ettiği misyon çok önemli. Güldüren Cübbeli Ahmet'in bir diğer versiyornu da Ağlatan Fehullah'tır. İkisinin şerrinden de Allah'a sığınıyorum.
4- CEVAP: Bu saatten sonra ne Erbakan, ne Milli Görüş, ne falan ne filan umrumda değil. Alemlerin yegane Efendisi olan Allah'a gece gündüz dua ediyor, bana hidayet etmesini, hidayetimi artırmasını, hakkı hak bilip, hakka teslim olmamı nasip etmesini diliyorum. Cübbeli konusundaki videoyu ve mesajımı senden sonra Milli Gazete'nin genel yayın yönetmeni Mustafa Kurdaş'a da gönderdim ve Milli Görüşün ve Milli Gazete'nin bu adamla olan münasebetini yeniden gözden geçirmesini kardeşane tavsiye ettim.
5- "sen cübbeliyi boşver memleketin asıl problemi siyasal islamcıların dinden yavaş yavaş çıkıyor oluşudur."
CEVAP: Evet bu konuda seninle hemfikirim. Ama bu durum inşaallah bir "dinden çıkış" değil, Kur'an'ın ve İslam'ın asli şekilde anlaşılmasına vesile olur. Dinden uzaklaşma konusunu grupta İslamcılık tartışmaları yapılırken bir yazımda üstü kapalı olarak paylaştım. Ama ya anlaşılmadı, ya da anlamazlıktan gelindi. Bu topluma Din diye İslam diye sunulan şeyler karşısında düşünen, akleden insanlara ya dini terketmek, ya aklını terketmek ya da "münafık" olmak dışında bir seçenek kalmıyor. Sidik içerek, gavsın eteğini öperek cennete kapağı atacağını hayal eden beyinsizlere zaten söylenecek söz yok. Sidiğini içen insanlara cenneti garanti eden bir peygamberin tebliğ ettiği dine sen inanır mısın Önder?
6- "son cimlende alemlerin efendisi allahtır gibi bir şey var. alemlerin efendisi allah değildir. allah alemlerin yaratıcısıdır. efendi sıfatı allah hakkında kullanılmaz."
CEVAP: O cümleyi özellikle kullandım.
"Elhamdu li(A)llâhi rabbi-l’âlemîn(e)" (Fatiha-1). Arapça: RAB, İngilizce: LORD, Yunanca: EFENDİ. Her üçü de Allah, Tanrı, Hüküm ve İdare Sahibi anlamındadır. Peygamberi "Alemlerin Efendisi" ilan eden şeytanın velileri, kendilerini de o efendinin varisi olarak bu dünyanın ve insanlığın efendisi yaparak, şeytani düzenlerini pekiştirmektedirler. Peygamber, Allah'ın kulu ve elçisidir.
SONUÇ: Allah şahit ki, hakikati öğrenmek ve ona teslim olmak dışında bir niyetim ve gayretim yoktur. Rabbim olan Allah'tan bana hidayet etmesini ve gerçeği göstermesini diliyorum.
Selam ve muhabbetle.
CEVAP 2 ;
''bevl''in içilmesiyle alakalı rivayetler 2 sahabi hakkında nakledilmekte . ve içilmesi su olduğu zannıyla gerçekleşmiş. bu çerçevede rivayet açısından peygamberimizin bevli için diye bir emri vs yoktur. sufiyyenin akılları sıra allah rasulunu mubarek kılmak kasdıyla bazıları cubbeli gibi ifadelerle olayı nakledip senin gibi insanların gayreti medeniyyesini harekete geçiriyorlar. . olayın dini ilimler açısından yeri bu kadardır.
peygamberimizin hacamattan sonra kanını uygun bir yere gömmesi için bir çocuğa vermesi de sabittir. o da döküp üstünü toprakla örteceğine kanı içmiş. efendimiz ona emrettiği şeyi uygulayıp uygulamadığını sorduğunda yalan söylemeyip bir hastalığı olduğunu sen alemlere rahmet olarak gönderildiğinden belki vucudunun bir parçasını içersem şifa bulurum diye düşünüp içtiğini söylemiş.
bu iki rivayet dışında efendimizden başka rivayet yok.
bunlar sened ilmi açısından makbul senedlerle naklediliyorlar.
beşer kanı namaza mani abdesti bozan necis hükmündedir. beşerin vucut ifrazatının necis olarak anılması tamamen dini nitelemedir. mesela meni de vucud ifrazatındandır. tükürükte öyledir. sümük te . sümük şeri açıdan necis değildir. sadece müneffir olabilir. insan sümüklü mendille namaz kılabilir. kadın sütü vucud ifrazatındandır ama necis değildir. gibi...
peygamberimizin bevl için kan için tarzı emir ifade vs i yönlendirmesi yoktur. bu iç sıkıntısı veren ifadeler zamanımız insanlaerından cübbeliye aittir.
olayı meşreple anlatınca sıkıntı oluşturuyor gerçekten...
allah alemlerin efendisi olmakla vasfedilmez. allahın sıfatları nasla bilinir . allahın kendisini vasfetmediği birşeyle vasfedilmesi haramdır. bu nun delili ve’’ lillahil meselul a'la’’ ayetidir.
yani allah sıfatların en yüceleriyle vasfedilir.
alemlerin efendisi ifadesi ni kullanmamalısın , derim.
allahı sevdiğinden ve müslümanlara şefkatli olduğundan endişe etmiyorum
en azından bu yazdıkların sebebiyle böyle birşey düşünmedim hiç .
ben sadece cübbeli varyasyonu insanların söylemlerinin avamvariliğinden dolayı usluptaki köylülük sebebiyle bazı konularda söyleyebilecekleri aslı doğru sözlere ''uslup sebebiyle '' hemen hucum etmemeye çalış demek istedim.
Mehmet B.
1) Cübbeli, anlatımında idrar ve kan içen kişileri peygamberin müjdelediğini söylüyor. a) Müjdeleyici ifadeler hadislerde geçmiyor mu? b) Hadislerde geçiyorsa bunu nasıl tevil ediyorsunuz?
2) Hac/78'de geçen هُوَ مَوْلَاكُمْ ۖ فَنِعْمَ الْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ النَّصِيرُ 1 "mevla" kelimesi bazı meallerde "efendi" şeklinde verilmiş. (Muhammed Esed, Abdullah Parlıyan, Suat Yıldırım "efendi" şeklinde; Diyanet İşleri (yeni), Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirme), Süleyman Ateş ve Edip Yüksel: "sahip" ve "yardımcı" şeklinde çevirmiş). Bu konudaki düşüncelerin neler?
Selam ve muhabbetle.
CEVAP 3 ;
şimdi ne söylesem ucu cübbeliyi aşağılamaya varacak , ben de aşağılayıcı ifadelerle eleştirmek istemiyorum aslında.
-en başta ifade etmek istediğim de buydu. bir şeyi bir şekilde ve uslupla anlatırsan itici olur. uygun uslupla anlatırsan bilgilendirici olur.
-efendimizin bevli için diye bir emri yokken , iması bile yokken sahabei kiram efendimizin bevlini büyük abdestini şifa diye yiyor ve içiyorlardı şeklinde bir başlık atıp bir de buna sahabe nakillerinden delil öne sürmek var.
bir de aynı olayı naslarda geldiği üzere nakletmek var. konuyla alakalı 2 olay var .bu olayın nakillerinde çok sayıda versiyon var. bu nakillere anlamlandırmalar yapan insanlar var.
-nakillerde bevli içen sahabi hanım su zannederek içmiş bu açık ve net. efendimiz ona gülümsemiş onu yoksa içtinmi diye sormuş. ve bu olayın başka tekrarı yok.
diğeri hacamat kanının dökülmesi için görevlendirilen genç bir sahabi kanı dökmeyip içmiş . kendiliğinden yaptığı birşey. tekrarı yok...
büyük abdestinin birisi tarafından yenilmesi rivayeti de var . senedi çok zayıf. Önce doğru nakledildiği isbat olmalıki üzerinde söz söylemeye mecal olsun.
şimdi zühd ve takva ile alakalı bir disiplin olan tasavvufun 1000 kusur sene önce vefat etmiş efendimizin bevlini , kanını yemek ya da içmekle emretmesi gibi bir emir nakil ya da ibadet tarzı ya da nefsi emmareden kurtulma tarzı bir allahın kulu tarafından öngörülmemiş. ... durum bu iken, ne dediğini ve niye dediğini çok fazla değerlendirmediğini düşündüğüm birinin ben bu konuyu iddia ediyorum böyledir diye başlayıp, bevl içmeyi ve kan içmeyi dini hale getirmesini ben ancak onun kafasının ve din algılamasının çarpıklığına ve tutarsızlığına yorarım.
CEVAP 4 ;
-bana göre durum şudur.
efendimizin bevlini yanlışlıkla içmiş birisine efendimiz bevl sana zarar vermesin inşallah diye dua etmiştir. ve mucize olarak bevl ona zarar vermemiştir. aynı şekilde peygamberimize sevgisinden dolayı gönlü kanını dökmeye kıyamayan genç sahabiye verdiği görev kanı ayak altı olmayan bir yere gömmek iken içmesi sebebiyle başına sıkıntı gelmesin diye dua etmiştir.
-yani efendimizin bevli ve kanı şifalıdır denilmesi cübbelinin işgüzarlığıdır. efendimizin böyle bi r ifadesi yoktur. emri yoktur. ve efendimiz 1 defa değil onlarca defa hacamat olmuştur ve kanı toprağa gömülmüştür. binlerce defa küçük ve büyük abdestini yapmış yine onlar da toprağa gömülmüştür. şifa efendimizin duası ile allah tarafından lutfedilir. şafi yalnızca allahtır.
- ve allah yine efendimizin ifadeleriyle necis şeylerle tedavi olmayı yasaklamıştır. efendimiz bevl kan ve buyuk abdestin necis olduğunu ifade etmişlerdir. bu necaset namaza mani necaset türündendir. efendimizin kendi bevli ,kanı ve buyuk abdestinin de aynı hukumde olduğunu onun bunlara uyguladığı taharetlenme adabından zaten anlıyoruz .
ama efendimiz alemlere rahnettir diye düşünen ve bu sebeple de acaba ona özel olarak onun bevli necis olmayabilir şeklinde tereddüt edenler , bunu isbat durumundadırlar.
hiçbir şekilde efendimizin kendine özel olarak bedeninin ürünlerinin necis olmadığına dair bir ifadesi yoktur. örneğin bevl bulaşmasından sakındığını ifade eden rivayetler vardır. gusul abdesti aldığına dair de çok rivayet var. elbisesine bulaşan meni hakkında sözü şudur , '' su ile yıkamak temizlik için yeterli olur. kurumuş meni nin su bulunamadığında ovularak kumaştan uzaklaştırılması da necasetin izalesi manasına gelir örneğin...
CEVAP 5 ;
allah hakkında alemlerin efendisi denilmez;
huve mevlakum ayetinde ki mevla rabbiniz esas anlamlı olan bir kelimedir.
mevlanın arap lugatındaki kullanmımları arasında seyyid , yani turkçesi efendi olarak tercüme edilebilecek manası da vardır.
kuran kelimeleri tercüme edilirken dilsel manalarını vermek dil incelemesi sebebiyledir. sonra kuranın bir ayeti olarak mana verildiğinde kuranda ve sahih sünnette geçen ve ayetle ve sahih hadisle sabit değerler doğrultusunda tercüme ve tefsir yapılır.
-bunu dikkate almayan mütercimler çok vardır. ve dikkatle konu irdelendiğinde bu yanlışlar ortaya çıkıvermektedir.
-allaha 'seyyidul alemin' denilmez çünkü bu ifade kuran ya da sünnette allaha nisbet edilmiş bir isim ya da sıfat değildir.
-allaha seyyidul alemin denmez, çünkü allah alemin varlık türünden değildir. alem tamamıonun mahluku olan varlar bütününün adıdır. ama allaha rabbu'l alemin denir. ,bedius semevat velr ard , eşşiz sekilde alemi vareden ve var tutan manasına... ,mucidul alem denilir , mucid halik ın eş anlamlısı olduğundan dolayı...
-seyyid aynı tür den varlıkların arasında ön plana çıkan önder ve yönlendirici nitelikli olana denir. halbuki allahın varlığı ondan başka herşeyden farklıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder